1960'LARIN ORTALARINDA , BİR OYUNCAK TRENLE GEÇTIM KARLI BİR YILBAŞI GECESİNİN İÇİNDEN , BEYOĞLU'NDA
1960'ların ortalarında bir yılbaşı idi. Gerçek, karlı, soğuk bir yılbaşı. Ne televizyon,ne internet Böyle şeyler yoktu o zamanlar radyonun dışında evlerde. O kara ,soğuğa rağmen Beyoglu' nun ışıkları,kalabalığı,hareketi bizi çağırmıştı. Gitmiştik Beyoglu'na o yılbaşı gecesi. Babam,annem ve ben. Benim için özellikle çıkmışlardı zaten . Tam neresiydi şu an bilemiyorum,ara sokaklardan birinde oyuncaklar yılbaşı hediyelikleri satılıyordu tezgâhlarda Oraya gelmeden önce Japon Pazarı'na götürmüşlerdi beni,her zaman olduğu gibi. Envai çeşit oyuncak içinde tüm vitrinin içini kaplayan o oyuncak trenler, ah onlar! Köprüler,istasyonlar,makas değiştirmeler ,geri geri gelen trenler ,lokomotifler ,vagonlar.
Cama dayamıştım burnumu ,nefesim dolaşıyordu vitrin camında buğu buğu. -Babam ve annem zorla uzaklaştırmışlardı beni
Seyrederdim sabaha dek o trenleri,
bıraksalardı beni.
Hayranlıkla , sanki içlerinde ülkeler boyu dünyayı gezer gibi. Alamazdım kendimi o oyuncak trenleri seyretmekten.
Hani burcumun boğa olması da etkiliydi belki bunda.
Elimden tutup beni oradan hızla uzaklaştıran babamın adımlarına yetişmekte zorlanıyordu çocuk adımlarım, hele de karda.
O daracık sokağa gelip de tezgâhlarda satılan diğer oyuncakları görünce renklerinden,hareketliliklerinden unutuverdim ben