Şiircan

Şiircan
@Siirzen
İstanbul, 1 Ocak 1979
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Mihriban türküsünün hikâyesi
Saf ve tertemiz bir aşkın, sevipte kavuşamamış iki gencin hikayesidir Mihriban. Şair Abdurrahim Karakoç der ki "O bana mektup yazardı, ben ona yazamazdım. Elin kızının evine mektup mu gönderilir, ayıptır. Yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı, ben o gazeteye şiirler yazardım. Herkes şiir diye okurdu ama Mihriban bilirdi ki kendine mektuptu onlar." ..ve ilk Mihriban şiirini 1960 yılında yazar Karakoç; Sarı saçlarına deli gönlümü Bağlamışım çözülmüyor Mihriban, Ayrılıktan zor belleme ölümü, Görmeyince sezilmiyor Mihriban.. Yâr deyince kalem elden düşüyor Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor, Lambada titreyen alev üşüyor, Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban... Tabiplerde ilaç yoktur yarama, Aşk deyince ötesini arama, Her nesnenin bir bitimi var ama, Aşka hudut çizilmiyor Mihriban.. Tarife sığmıyor aşkın anlamı, Ancak çeken bilir bu derdi, gamı, Bir kördüğüm baştan sona tamamı, Çözemedim, çözülmüyor Mihriban.. Kızın ne saçları sarı ne de adı Mihriban’dı. Karakoç o kadar ince düşüncelidir ki, sevdiğinin ismi dile düşmesin, ele güne karşı rezil olmasın diye Mihriban isminde gizlemiştir onu. Ailesi kızı istemeye gittiğinde, ilk seferinde "okul okuyor kızımız" diyerek, ikinci seferde ise "Nişanlı bizim kızımız" diyerek reddeder kızın ailesi. Şair anlar kızı vermeye gönüllerinin olmadığını ve Mihriban'a "Mihriban, ailenin rızası yok, onlarla kötü olma, bitirelim bu işi, unut beni" der. Mihriban o son mektubunda gönlünde kor olan aşkını uzun uzun anlattıktan sonra "Unutmak kolay mı? Abdurrahim" diye bitirir mektubunu. Karakoç bu sefer ikinci Mihriban şiirini yazar "Unutursun Mihribanım".. ve bu aşk bir ömür gönüllere gömülür.. Unutmak kolay mı deme, Unutursun Mihriban'ım. Oğlun, kızın olsun hele, Unutursun Mihriban'ım...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sustum bak, vazgeçtim, gidiyorum. Burnumun direğinde bir sızı, Varsın ağlatsın. Yakılmış köy gibiyim. Ahım küllerin arasında bir resim. Orada kalansın. Yetim bir kederin gölgesi var kalbimde. Hoşça kal canım yarısı, çok iyi bak kendine. İncittik, üzdük biz sevdamızı. Sustum ki büyüsün mevsimler.. İlk baharımsın. Hiç bir şey söyleme, dinmez sızı. Sürüldüm sılamdan giderim. Ama bende kalansın. Yetim bir kederin gölgesi var kalbimde. Hoşça kal canım yarısı, çok iyi bak kendine.
1972 yılında şair Turgut Yarken’te bir arkadaşı sevdiği kız için bir şiir yazmasını rica eder. Turgut Yarkent: "Peki nasıldır bu kız, gözleri ne renk mesela” diye soruyor. Arkadaşı “Unuttum” diyor. Arkadaşı birkaç gün sonra karşılaştığında şiiri sorunca; “Peki! Kızın göz veya saç rengini hatırladın mı?” sorusuna yine yanıt vermeyince: “Yakında hazırlarım merak etme” diyor. Şair ne yazacağını düşünüyor ve sonunda kızın ağzından arkadaşına hitap edercesine şiiri yazıyor.. Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini Yazık olmuş o gözlerden sana akan yaşlara Bir zamanlar sevginle ateşlenen başımı Dizlerinin yerine dayasaydım taşlara.. Hani bendim yedi renk hani ten de can idim Hani hündüz hayalin geceler rüyan idim Demekki senin için aşk değil yalan idim Acırım heder olan o en güzel yıllara..
Kerem kendi suretini görmeden Sen artık aslı-na bürün demişler Ferhat doğduğu gün isim vermeden Bu çocuk ne kadar şirin demişler..
Ne zaman umrumda ne mekan benim Yarından vazgeçtim dünden vazgeçtim Ne bu ömür benim ne de can benim Ben seni göreli benden vazgeçtim Derde hedef oldum sen oksun diye Güllere yalvardım sen koksun diye Sen yoktun yanımda sen yoksun diye Akşamdan geceden günden vazgeçtim Sensiz ne yurdum var ne yerim dedim Senden sorarlarsa ne derim dedim Belki kavuşursam üzerim dedim Ben senin uğruna senden vazgeçtim