Zaman olur ki, içinden çıkılamaz bir hâl alırsın.
Bir telaşın, bir kargaşanın içinde kaybolup gidersin.
Öyle bir gidersin ki… bir bakmışsın, kendinden vermişsin.
Kendini en çok “dayanabilirim” dediğin yere atıverirsin.
Belki biraz olsun hafifler diye…
İçinde bastırdığın o sesleri susturmak, içine gömmek için.
Ama bilirsin…
Bazen o gittiğin yerdeki sessizliğin içinde bile gürültü büyür.
Ve fark edersin… sığmamışsın, sadece taşımışsın kendini.
İşin gülünç yanıysa şu:
Nereye gidersen git, onlar seninle.
Çünkü kaçabilirsin o anlardan…
Ama kendinden değil.