..."Sana bu koca kitaplıktaki binlerce kitabın içinden böyle sözler okuyabilirim.Hepsi de tam olarak seni anlatır, neden biliyor musun? Çünkü kitaplarda yazanlar hayatın ta kendisidir de ondan.Herkes kendinden mutlaka bir şeyler bulur. Kapağına baktığında sana hiçbir şey ifade etmez belki ama içindeki tek bir cümle dahi yüreğine dokunsa amacına ulaşmış demektir. O yüzden kitap öylesine okunmaz. Kitaplar su gibi içilir, kana karışır ve kanın aktıkça, kalbin attıkça senin bir parçan olur."
Duygulu bir okuyucunun içinde, gizli bir yazma yeteneği bulunduğuna inanma hatasına düşmüştüm. Sanki güzel yemekleri sevmek, iyi bir aşçı olmaya pek yakınmış gibi.
"...Her çocuk kendini anasına, babasına ebediyen borçlu sanır ama, bu doğru değildir. Eğer ortada bir borç varsa, anayla baba borçludur çocuğa. Onu bu acılar, savaşlar, nefretler dünyasına getirdikleri için. Hemde anlık bir zevk uğruna."
Sanıyor musun ki sevdiklerimiz ölünce bizi gerçekten de terk ederler? Zora düştüğümüzde onları her zamankinden de berrak bir şekilde hatırlamadığımızı mı sanıyorsun? Baban senin içinde yaşıyor Harry ve ona ihtiyacın olduğu zamanlarda kendini açıkça gösteriyor...