Sonra dondurucu bir açıklıkla ortaya çıkan şu üzücü soru var: Yarın yapacaklarımın ne anlamı var? Onun mezarını ziyaret etmek çocuk kandırmak gibi değil mi? Ondan herhangi bir şey benim yalnızca geri geldiğimi bilecek mi? Vaktiyle onun bedeni olan kalıntıların üstündeki toprağı öptüğümde biraz olsun bilincine varacak mı? Ne acılı, ne çare bulunmaz bir üzüntü bu onunla bir daha hiç, hiçbir düşünceyi paylaşamamak!