Harap bitap düşmüş virane evlerin olduğu sokaklarda gezerken gönül, ardından başkasına doğan güneşin, kendine kararmış içimi aydınlatan bir mucize...
Kelimelerin yitik kaldığı muhteşem anlar.
İlkler, sonlar, gelecek, geçmiş silinir. Lâl kalır diller dünyanın küçücük bi kalbi dolduramayacak kadar kalması karşısında...
Küçücük kalır sonsuzun yanında dünya!
Teninin kokusunda yaşar tüm renklerin ahengi.
Usul usul dolanır damarlarında... Nedensiz, nasılsınz, kimliksiz, bilinmez duygular kaplar içimi.
Uçurtmaların ulaştığı son noktaya yükseldiğinde kalbim, bilmez ki gecenin bitimiyle gider umutlarım, güneşin kalbi bulutlanır!!!