Marias yine o çok iyi bildiği şeyi yapmış. Ya da kitabın Marias'ın ilk dönem eserlerinden olduğunu düşünürsek, Marias o zamanlar da aynı şeyi çok iyi yapıyormuş, demek daha doğru olur. Karşılaşmalar, birbirimizin hayatına müdahil olmalar, bağlar üzerine kurulu mükemmel bir anlatı evreni kurmak. Marias'ın en iyi kotardığı şey, insanların başkalarının hayatında kapladığı alanı müthiş bir şekilde aktarması. Bizi her biri akılda kalıcı karakterle tanıştırıyor. Anlatıcının evli aşkı Clara Bayes, deneyim biriktirici dostu Cromer-Blake, Emekli profesör Toby Rylands, her gün başka bir tarihte yaşayan anakronik kapıcı Will ve parlak gençliğinin ardından dünyadan silik ayrılan eski yazar Gawswroth. Oxford'un "naftalinde saklanmış" ruhunu da keza başarılı bir şekilde anlatıyor. Dünyadan ve hayattan uzak diye nitelendirilen sislerle kaplı iki yılın ardından evinde, Madrid'de, geriye dönüp bize o iki yılı anlatırken birbirine teyellenen tüm ruhların sözcüsüdür anlatıcı.