Çok yalnızım dünyada, ama yine de yalnız değilim,
her saati kutsamaya yetecek kadar.
Çok önemsizim dünyada, ama yine de küçük değilim,
senin önünde karanlık bir akıllı bir nesne gibi kalacak kadar.
Çevresinde dolanıyorum Tanrının, o çok eski kulenin
ve binlerce yıldır dolanıyorum; hala bilmeksizin:
Neyim ben, bir şahin mi, bir fırtına mı,
yoksa eski bir şarkı mı.
Kolaydır susmaları zenginlerle mutlu kişilerin, kimse bilmek istemez onların ne olduklarını. Ama kendilerini göstermek zorundadır zavallılar,
Ben körüm, demek zorundadırlar
ya da: kör olmak üzereyim
ya da: iyi değil halim bu dünyada
ya da: hasta bir çocuğum var
ya da: parça parçayım...
Belki bunları bile yetersiz sayarlar.
Ve herkes yanlarından geçip gittiğinden, nesneymişler gibi, şarkı söylemek zorundadırlar.
Bu yüzden onlardan iyi şarkılar çıkar.