Şu da var ki insanın böyle şeyleri kavrayabilmesi o kadar da kolay olmuyor. Kim bilir, belki de insanın bunları anlaması için ağrıyan bir kalbe gereksinimi vardır.
Yalnızca tutkunun ne olduğunu hiç bilmeyen insanlar, nadiren bu duyguyu tattıklarında, belki de bu kadar çığ gibi ani, kasırgaya benzer tutku patlamaları yaşıyorlar: O anda yaşanmamış yıllar, kullanılmamış güçlerin biriken öfkesiyle birlikte insanın göğsüne yumruk gibi iniyor.
Uçurumun başında birbirine kenetlenmiş sendeleyen iki insan olarak biz -birimiz ölme isteği ile yanıp tutuşurken, diğerimiz her şeyden habersizdi- bu ölümcül huzursuzluktan, farklı, tamamen değişmiş olarak, farklı duygular, farklı sezgilerle çıktık.