Konumuz töre ve kadınlarımız. Devam eden,edicek ve bence bitmeyecek bir kavram. Kitap harika yazılmış tabiki yazarı Canan Tan…Ağlayarak, içimden parçalar koparak okudum. Bazı kadınların çok çocuk yapmalarının arkasındaki yatan sebebi anlamamıza, bazı kadınlarımıza değer verilmediğini hatta köpek yerine bile konulmadığı ,kadın bebek doğuramazsa işe yaramaz gören toplumu bu romanda çok iyi anlayabiliyoruz.Böyle kitapların çoğalmasına ve kadınların çektiği bu durumun son verilmesi dileğiyle… Canan TanPembe ve Yusuf
2 günde bitirdiğim, her sayfasını heyecanla okuduğum doyurucu ve sürükleyici bir kitap oldu. Ve bitmesini hiç istemedim.
Aslında kitabın içeriğini bir çok kişisel gelişim kitabında da okumuşuzdur ama Maud bir hikaye katıp daha iyi anlamamızı sağlamış. Egolarımızı yenip hayata sevgi ile bakmamızı, karşımıza çıkan insanları geçmiş önyargılarımızdan uzak yeni bir ruhla karşılamamızı, her yeni insana ve her yeni güne anı değerlendirerek yaklaşmamızı sağlamaya çalışıyor.Ve böyle yaparsak mutluluğu yakalamış olacağımızdaz söz ediyor…
Öncelikle şahane bir kitapdı. Aslında ilk başladığımda cok basit geldi. Ne kadar basit yazılmış dedim. Oda tabi ki yazarından, diğer kitaplarını okumuş biri olarak beklentimin üstü birşey bekliyordum.Basit gibi görünen ama cok derinleri anlatan, okudukca saran, örneklemeyi hikayeye çok güzel katan , olan düzeni çok basit şekilde herkesin anlayabilceği bir şekilde okuyucuya aktaran bir kitap olmuş. Kitap bittiğinde ,oturup düşününce vay be dedim. Hakikaten düzeni bu hayal gücüyle anlatmak büyük bir kabiliyet.
Canan Tan’ın ev sevdiğim romanı…Mübadele dönemi sevgiyi, gidişleri, terkedişleri o dönemi o kadar derin anlatıyor ki bir süre duygudan çıkamıyorsunuz. Tekrar okuyacağım.