Hüzünlü bir kitapti. Gerçekten sonuna yaklaşmak istemedim Brunoyu kaybetmemek için. Ancak bir yandan da hayatta hep Bruno gibi hayati olanlar ve Shmuel gibi hayati olanlar vardı. Herkes kendi gözünden görebildiği gibi iyi koşullarda olanlar hep diğer tarafın çok da kötü kosullarda olmadığını düşünüyor.
Kitabı beğendim. Üç kadının farklı koşullardaki hayatlarinda karsilastiklari zorluklara karşı gösterdiği cesaretten bahsediyor. Aslında okurken gurur da duydum bu kadınların gücüne karşı. Ancak yarıda bitti. Hindistan daki ve kanadadaki kadınin hayatı yarım kaldı. Hayatlarının devamını da duymak görmek isterdim. Özellikle hindistan daki kadın kızına istediği hayatı verebildi mi soru işareti. Çünkü çok fazla imkansızlık içerisinde. Kitapta bir dikkatimi çeken şey ise hindistanda insanlar tapınakta para vererek kurban ederken saçlarını oradaki insanlar yine para karşılığı başka ülkeye o saçları satyorlar. Kimilerinin dini rituelde ortaya çıkan fazlalığını dünyanın diğer tarafında ticarette kullanıyorlar. Bu bana dünya üzerinde kim bilir hangi konularda daha bu şekilde ticarete çevrildiği soru işaretini olusturttu. Her neyse kitabın tadı damağımda kaldı diyebilirim. Değişim ve gelişim böyle mücadeleci insanlar sayesinde oluyor.