"Işaretleri görmüyorsun! Tam tersi! Gördüklerini, zihnin birer terk edilme işareti olarak yorumluyor. 'Bu, bu a benziyor,' diyor! Işaret görmüyorsun, zihnin sana gördüklerini işaret olarak sunuyor.UYAN! Tıpkı anne ve babacığının ölümlerini de bir terk edilme olarak yorumladığı gibi "
Insanın, gerçekten insan gibi yaşaması,yani istediğini olması ve böylelikle istediğini olmayı deneyimlemesi için düşünce üretebilmeye ve dolayısıyla bir düşünce motoruna ihtiyacı vardır. Bu da işte zihin değil mi?
Kitabın hikayeye girişi çok uzun sürdü. Baslarda kitabı yarıda birakamyi düşünsem de okumaya devam ettim. Sonu çok şaşırtıcıydı. Güzel değindiği noktalar var. Kitabın kapağında da olduğu gibi en tehlikeli duygunun ask olduğunu söylüyor. Yüzde yüz buna katılmasam da aşkın hayatı tepetaklak etme yöntemlerinin ilk siralarinda sayabiliriz. Kahraman kitapta duygularından ve egosundan arınmış biri şeklinde anlatılıyor. Kafamda canlandirdigimda insanın böyle olamayacağını, insanı insan yapan şey duyguları değil midir ? Okunmasını tavsiye ederim. Sonu beklentim çok daha farklı şekilde bitiyor. Kitap sona geldikçe güzelleşiyor ve sürükleyici hale geliyor.