Aristoteles ile Pythagoras’a göndermede bulunan Dante, mutlak birin mutlak iyiliği içerdiğini savunur. “İylik bir’den, kötülük çokluktan kaynaklandığına” göre, tek kişinin krallığı ahlaki bir zorunluluk olarak da belirmektedir.
Nefret yüreğe yük olduğundan
Beni acıtan herkesi bağışladım
Giderken ardımda bir pürüz kalmasın diye
Adımı kambur bir tefeciye rehin bıraktım.
Beni bulmamaları gerektiğinden,
Sokağımın adını ve tüm numaralarımı karaladım.
Sildim aynalarda kalmış tüm görüntülülerimi
Son suretimi eski bir çekmeceye sakladım.
-Gönül Duranoğlu
Sokaklarda başı boş bir gölge,
Dolaşır kendi bildiğince.
Tedirginim başına bir kaza gelir diye
Ne de olsa bunca yıl geçirdik birlikte.
Saatin ikiye on kala durumundaydık.
İki gündür yine kavgalıydık.
Huysuz ve tahammülsüz bir eş gibi
Birden yol ortasında terk etti beni.
Varlığından ben sorumluyum.
Korkuyorum kötü birilerine uyar da
Kötü yola düşer diye.
Bu yüzden kayıp ilanı verdim gazeteye.
-Gönül Duranoğlu
Bir gece tamir için bir kalp bıraktılar
Yıpranmıştı ve kırk yamalıydı,
Kırk birinci yama bir türlü tutmadı.
Bırakan kimse de bir daha uğramadı.
Kaldırdım unutulan eşyalar dolabına
Eski dikişlerim arasından kan sızar hâlâ.
-Gönül Duranoğlu
Uzat ellerini gökyüzüne çocuk
Yakala en uzaktaki parlak yıldızı.
Tutsak et onu gözlerindeki ışığa
Kayıp gitmesin yıldızlı bir gecede sonsuza.
-Gönül Duranoğlu