Hamza K.

Hamza K.
@Sitare33
Kütlesiz bir toz zerresi.
Hemşire
Lisans
İstanbul
253 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
“Hem ben sana bir şey söyleyeyim mi? Ben aslında seni görmek filan değil, düpedüz seni istiyorum.”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bugünün taşıdığı anlamı birgüne sığdırmak mümkün değil... 8 Mart...Sekizi yan çevirip bugünü bir tek Mart’ta bırakmamak lazım. Bugün sadece bir hatırlatma ise o zaman neden unutuyoruz? Üzüntü ve utanç içerisindeyim... İnsanlık bu kadar ilerlemişken neden bu evrensel kanunu olması gerektiği gibi uygulamıyoruz? Hatırlatmaya ihtiyacımızın olmaması gerek.Hergünü bu özenle, bu ilgiyle, bu eşitlikle yaşamalıyız.Elbette bugünü kutluyorum ve farkındayım ki bu bile bir başarı ama bize yakıştıramadığım bir başarı.Tıpkı iyi ve harikanın arasındaki fark gibi...Her gün sizin gününüz!
“Hiç bir şey olmamış gibi davranmaktaki ustalığım, hiç bir şey hissetmiyor gibi davranmayı öğrenmekle başladı, görmüyormuş gibi yapmakla devam etti, sevmiyormuş gibi yaparken zirvedeydi. Sonra biriyle tanıştım, dudaklarım ayaklarını öptü.”
“Şey, ben... Seni olur olmaz düşünüyorum, Özlüyorum sana da oluyor mu?”
“İsmini söylerken dudaklarım kurudu. Dirseklerin masanın üzerinde, elinde yarısına kadar kendini bitirmiş sigaran, sigaranın izmaritinde dudağından bulaşan ruj.. Konuşurken gözlerini bakmaya çalışıyorum, gözlerim korkak, etrafa kaçıyor.. Bira söylemeliydim diyorum ya da en alkollüsünden her neyse.. Sesin kulağıma kelime kelime dokunuyor, önce işinden bahsediyorsun, sonra okuduğun kitaplardan.. Ne söylesen inanacak gibiyim.. Masanın altında ayaklarım birleşik, heyecanlıyım, ayaklarım titriyor. Bunu açıklayamıyorum. Saçların sırtından dökülürken duruma müdehale edip dağılan ayrık kısmı çoğunluk ile birleştirme istiyorum, içimde bu, aklımdan geçiyor, yapamıyorum.. Umresinde dindar, duvarında yüzüm yahudi.. Bu çizgide, dünyanın tam burasından yalnızca konuşurken arada beliren dişlerini seyretmek istiyorum.. Aklımdan seni öpmek geçiyor, Aklımı parmaklarının arasına geçirip avuç içine kaynamak geçiyor, Aklımdan seni güldürmek geçiyor. Kahveye uzanıyorum, dilimin üzerinde filtre kahve acılığı, senin üzerinde iki düğmesi açık beyaz gömlek tatlılığı.. Anlatıma girerken cümlenin başına her seferinde adını koyuyorum.. Adını söylemenin onuru ile gururlanıyorum.. Bu adı daha önce de duymuştum diyorum.. Hiç bir şey ifade etmeyen türünden, adın yüzüne, adın dudağım yapışıyor, adını oluşturan her harfi doğru ses ile tekrarlıyorum, sonra içimden.. .... Cafe’deki amber sarı şarkıyla, şarkıdaki enstrüman gözlerinle çalınıyor, mırıldanıyorum.. Masadan kalkmadan küçük bir dans? Vakit diyorum, o omzundaki fillerden bahsediyor.. Parmaklarımın dışını yanağına sürtüyorum, mütevazı bir temas.. “Çoklu evren”diyorum, bu bizim ilk ve son şansımız olabilir..” beni öp” diyorum, beni hemen şimdi öp.. “Ölü ozanlar derneği”diyorum, yarın çok soğuk olabilir.. İçimden.. Kahvenden bir yudum alıyorsun,