Sana hiç kimsenin bilmediği şeylerden bahsedeceğim.
Sana, sağlam bir gidişin ezdiği beton merdivenleri nasıl çatlattığından,
Asfalta yansıyan yalnız bir gölgenin kitlesel yalnızlığından,
Sana,
Ben ölmeden hemen, önce evrensel bir güzellikten söz açmanın en zor yolunun beni iyileştirmen olduğundan söz edicem..
Çenemdeki boşluk derinleştikçe avuçlarının içi çekildi yanaklarımdan.
İrkilen herkes gibi ben de geri savruldum.
Bir şey kaldı aramızda, bir tek şey..
Bin galaksi yüz ölçümünde,
Heyecanla açılıp kapanan avuçlar,
Kontrolsüzce alkış tutan dudaklar.. Artık bizden bahsetmiyorum.
Öldüm ancak beni geç..
Artık bizden söz etmiyorum,
Buna üzül..