Hâli vakti yerinde bir ailenin sevilmis çocukları olsalardı buluşlarıyla, zarafetleriyle pırıl pırıl parlayacaklardı Fakat fakir, yahut düskün bir aile içinde yetiştikleri için bu zekâ başka yollara dökülmüş... Bir ekmek parçası, ufak bir süs için, yahut sadece haksız dayaklardan ve zulümlerden korunmak için hırsızlığa, dolandırıcılığa, yalancılığa çevrilmiş...
Hurafe ve hayal ile mütemadiyen mücadele eder, talebesine ancak ilmin en müspet hakikatlerini öğretir. Sonra onda bir nevi hastalık, hiç durmayan, onu daima için için yakan bir humma var: Doğruluk, fedakârlık, manevi temizlik hastalığı... Haksızlığın, yalanın, riyanın, hasılı bütün ahlaksızlıkların ve zaafların müthiş bir düşmanıdır...