Sayın büyüklerim, sevgili hemşerilerim. Bizim başımıza her ne kötülük gelmişse bilgisizlikten gelmiştir. Biz bilgisizlikten çok çektik, daha da çekmekteyiz. Cami yaptıralım diyorsunuz. İyi, hoş... Başüstüne yaptıralım. Ama cami ne gerek? Kasabamızda cami yok mu? Cemaat dolup dolup taşıyor da, camimiz almıyor mu? Şükür Allah'a camimiz var, atalarımızdan kalma... Eskidir, yıkıktır derseniz anlarım. Bana kalırsa yeniden cami istemez. Çünkü gereği yok. Gelin, bu derneği kuralım, ama cami yaptırma derneği olmasın da okul yaptırma derneği olsun. Okul yaptıralım.
Yahu, bu insanoğlu anlamadığı bir laf oldu mu ağlıyor demek... Bak, demin efendiler, Allah razı olsun, nutuk çektiler. Anladık mı? Yok... Gelgelelim ağladık. Şimdi de Bedir Hoca Arabi üzerine dua okur. Ne anladık? Hiç... Velakin ağlamaktan gözpınarlarım kurudu...
Burda her şey lafa dayanıyor. Çünkü başka hiç bişey yok. Bu insanlar kendi felaketlerinden, mutsuzluklarından bile bir eğlence çıkarıyorlar; kendileriyle bir güzel alay ediyorlar.
- Ben bu insanları seviyor muyum?
Özden cevabımı ister misin?
- Kızıyorum bu insanlara ben, kızıyorum...
Sevgim öylesine coşkun ki kızmaya dönmüş; olmaz ki, bu denli de olmaz ki...