Bir düş kadar güzeldik
Orda seninle yeniden büyüdüm.
Yeniden uçurtmalar yapıp bulutlara Yoldaş ettik.
Gökyüzü evimiz oldu pembe buluttan.
...
Bir düş kadar narindin.
Orda sayısızca gönüllere tohum ektik.
Sayısızca güneşten gülümsemeler ektik yarınlara..
....
Bir düş kadar umutluydun.
Orda tanıdım harabenin birer bahçe oluverdiğıni.
Orda gördüm bir gözyaşının yağmur olup gönüllerin yeşerttigini.
....
Şimdilerde ise ayak izlerin eksik düşlerimde.
Koşar adımlarla kaybolan bir ben
Gittikçe grileşen bir gök var.
Gönüllerde çiçekler kopartılmış.
birer harabe düşlerim.
"Efkârlı olmak, hüzünlü olmak demek değildir. Çünkü efkâr arapçada fikrin çoğulu olup fikir yoğunluğu halinde derin düşüncelere bürünmek ve dalmak demektir.
Efkâr'ımız, Ahzân'ımızdandır."