Fletcher Sletch

Fletcher Sletch
Medya & Film çalışmaları lisanslı Sanat/zanaatkâr Müzik, felsefe, fotoğraf sever Bas gitar yapımcısı @sletchguitars @fletchersletch
Luthier
Lisans
17 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
İç dünyası zengin insanın dışarıya bağımsızlığı
İç dünyası zengin bir insan, her şeyden önce acı çekmemeye, kendini ihmal etmemeye, dinginliğe ve kendi başına kalma­ya yönelecektir, yani sakin, alçakgönüllü ama olabildiğince engellenmemiş bir yaşam arayacaktır ve buna göre, sözümo­na insanlarla kimi tanışıklıklardan sonra, kendi köşesine çekilmişliği ve hatta, büyük bir kafaysa eğer; yalnızlığı seçecek­tir. Çünkü bir kimse kendinde ne çok şeye sahipse, dışarıdan o denli az şeye gereksinir ve ötekiler de o denli az onun ola­bilirler. Bu yüzden, zihnin kendinde olağanüstülüğü, toplum­dan uzak durmasına yol açar. Toplumun niceliğinin yerini nitelik alırsa, o zaman büyük dünyanın içinde yaşamak için çaba göstermeye bile değer: Ama ne yazık ki yüz delinin ara­sından henüz bir akıllı bile çıkmıyor. Buna karşılık öteki aşı­rı uçtaki kimse, sıkıntıya düşer düşmez hemen ne pahasına olursa olsun oyalanınayı ve topluma karışmayı isteyecektir ve her şeyle kolaylıkla yetinecek, kendi kendisinden kaçtığı gibi kaçmayacaktır onlardan. Çünkü, herkesin kendine dön­düğü yalnızlıkta, bir kimsenin kendinde neye sahip olduğu ortaya çıkar: İşte aptal adam, kendi zavallı bireyselliğinin sır­tından atamayacağı yükü altında inim inim inliyor; öte yan­da yüksek yetenekli kişi, en ıssız ortamı bile kendi düşünce­ leriyle şenliklendiriyor ve canlandınyor. Bu yüzden Sene­ca'nın söylediği çok doğrudur: Aptallık kendi kendisinden bıkmaktan muztariptir.
Güzel­lik, kalpleri bizim için önceden kazanan bir tavsiye mektubu­dur.
Tüm üstün ve seçkin insanlar melankoliktir
mutluluğumuz açısından böyle önem taşıyan keyifli­liğimize sağlığın katkısı ne denli çok olursa olsun, yine de mutluluk tek başına sağlığa bağlı değildir: Çünkü tam bir sağlıklılık durumunda bile, melankolik bir mizaç ve başat bir kederli ruh hali var olabilir. Bunun en gizli nedeni, hiç kuşkusuz, organizmanın başlangıçsal ve bu yüzden değiş­tirilemez niteliğinde, çoğu durumda tedirgin olma duyar­lılığı ile yeniden üretme gücü arasındaki az ya da çok iliş­kide yatar. Duyarlılığın anormal bir biçimde ağır basması, ruh halinin eşitsizliğine, periyodik olarak, bir aşırı neşeli­liğe, bir melankolinin ağır basmasına yol açar. Dehanın koşulu da sinirsel gücün, yani duyarlılığın aşırılığı olduğu içindir ki, Aristoteles tüm seçkin ve üstün insanların me­lankolik olduklarına çok doğru bir biçimde dikkat çek­miştir: "Felsefede, politikada, edebiyatta, ya da sanatlarda olağanüstü olan tüm insanlar melankoliktirler"
Bireyselliğin kalitesinin hazlardaki önemi
Her zaman, bir kim­senin ne olduğu ve buna göre kendinde neye sahip olduğu önemlidir: Çünkü bireyselliği ona sürekli ve her yerde eşlik eder ve yaşadığı her şey rengini bireyselliğinden alır. Her şe­yin içinde ve her şeyde öncelikle kendini tadar: Bu fiziksel hazlarda zaten böyledir; zihinsel hazlarda ise daha da geçer­lidir. Bireysellik kötü bir nitelikteyse, tüm hazlar, safra bulaşmış bir damağın tattığı kaliteli şaraplar gibidirler. Bu yüzden, iyi günde de kötü gün­ de de, ağır felaketler bir yana, insanın nasıl duyumsadığının, yani her bakımdan yatkınlığının türü ve derecesi karşısında yaşamında nelerle karşılaştığının ve başına neler geldiğinin pek önemi yoktur. Bir kimsenin kendi içinde ne olduğu ve kendinde neye sahip olduğu, kısacası onun kişiliği ve değeri, mutluluğunun ve esenliğinin biricik dolaysız nedenidir. Geri kalan her şey dolaylıdır; bu yüzden onların etkisi ortadan kaldırılabilir ama kişiliğin etkisi asla. Bundan dolayı, kişisel üstünlüklere yönelik kıskançlık, en özenli biçimde gizleneni olduğu gibi, en uzlaşmaz olanıdır da.