Sevme yeteneği çok değerlidir. İhmal edilmemeli ve başıboş bırakılmamalıdır. İnsan kendiliğinden sevmez, bunu öğrenir, bu yolda gelişir, büyür, derinleşir, bilinçlenir.
Çağımızın insanı ilişkiler söz konusu olduğunda sevgiyle ya da aşkla ilgili değil, başka şeylerle ilgilidir çoğunlukla. Mesela başarıyla ilgilidir, parayla ilgilidir, araç gereçlerle, statüyle, itibarla ve güç sahibi olmakla ilgilidir. Sevmeyle, sevmeyi öğrenmeyle ilgisi yoktur çoğunlukla. İlişkiden ne alacağına, ne kazanacağına, ne elde edeceğine odaklıdır. Bir ilişkiye ne katkı sunacağı, ne verebileceği, ne değer katabileceği, ne kazandıracağı konusu odağının dışındadır. Oysa sevmek, bir şeyler verme arzusuyla ilgilidir, bir şeyler alma arzusuyla değil.
Hafta içi sosyal hayatın ve iş hayatının içindeyken son derece önemsiyoruz üzerinde konuştuğumuz konuları. Ağzımızdan çıkan her söz önemlidir çünkü yatırım yapıyoruzdur, itibar satın alıyoruzdur, algı yönetiyoruzdur, imaj satıyoruzdur. Ancak hafta sonları ailemizle bir aradayken konuştuklarımız şu sıraladığımız şeylerden çok daha değerli olduğu halde, hiç dikkat harcamıyoruz, üzerinde durmuyoruz bile ne konuştuğumuzun ne şekilde konuştuğumuzun.