Yazarın Konteyner Zaafı isimli kitabını okumuş beğenmiştim, o yüzden bu kitabını da okumaya karar verdim. Bu kitabı da beğendim ancak yazarla tanışma kitabım bu olsa biraz zor olabilirdi okumak için.
Bu kitapta ağır bir travma yaşamış, çağın sorunlarıyla baş edemeyen bir karakterin giderek dağılan, karışan zihnini okuyoruz. Romanı okurken 'ne oluyor, ne okuyorum ben' diyorsunuz ama yine de o anlamsız cümlelerden içinizi sızlatan bir duygu yerleşiyor size. Roman ilerledikçe kaos artıyor. Evet, tam olarak böyle ifade edebilirim aslında, bu bir kaos kitabı. Gittikçe karanlıklaşıyor kitap, bir zifte dönüşüyor. Cümleler anlamını yitiriyor, kelimeler anlamsızlaşıyor ve hatta sonunda harfler rastgele yazılmış bir halde karşımıza çıkıyor. Karakterin bu ziftte gittikçe kaybolduğunu, mantığını yitirdiğini okuyoruz.
Kısaca karanlığı sonuna kadar hissettiğiniz, o zifte bulandığınız bir kitap. Bu tarz kitap sevenler okuyabilir. Sevmeyenler için zorlayıcı bir kitap olabilir. Zaten yazar da 65. sayfada "Hiç kimsenin zevki için, hele de hızlı okurun ve çabuk yazarın eğlencesi için doğmayacağız ve asla kurallı metinlerde ölmeyeceğiz." diyerek kitabı tanımlıyor aslında. Naçizane, yazarla tanışma kitabınızın "Konteyner Zaafı" olmasını öneririm.
Keyifli okumalar.