tamamen merak duygusu uzerine kurulu bir roman. bitirdiginizde "o kadar da guzel degildi" diyorsunuz ama okurken "simdi ne olacak" dusuncesiyle birakamiyorsunuz elinizden.
kitap arkasından: "yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden. küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan geçmişe gömülen aşklar..." şu ana kadar okuduğum kitaplar içerisinde en akıcı, en içinde hissettireni. kitap tam 493 sayfa fakat o kadar çabuk akıcı eksiliyor ki sayfalar bitmesin hemen diye kendinizi durdurmak zorunda kalıyorsunuz. kitap bittiğinde karakterler tüm özellikleriyle canlanıyor kafanızda ve kendinizi o insanları gerçekten tanımış gibi hissediyorsunuz. muhteşem naiflikte yine muhteşem dramlar barındıran çok güzel bir kitap.