Genellikle hademeler, kafeterya görevlileri, sekreterler ve öğretmen yardimcilarinin, öğretmenlere gösterilen saygıya layık oldukları düşünülmez. Öğrencilerimin bu düşüncesini değiştirmek için çok uğraşıyorum. Öğrencilere okuldaki herkesin rolünün ve görevlerinin, çocukların harika bir eğitim almalarinı nasl olanaklı kıldiğını açıklıyorum. Sonra onlara, insanlarn beğenildiklerinde ve işe yaradıklarını hissettiklerinde daha çok ve daha büyük bir gayretle çalıştıklarını an- latıyorum. Çalışanların tümüyle, dostça ve saygli bir tavırla iletişim kurarak, beklediğim davranış biçimine örnek olduğumdan emin oluyorum.
Sınıfım da, tüm gözlerin sürekli üzerimde olduğundan emin olurum. Böylelikle, ders anlatırken öğrencilerin yüzlerindeki ifadeden kafaları karışık mı, anlamıyorlar mi, eğleniyorlar mı ya da ilgililer mi anlayabiliyorum. Ayrica, oldukça görsel bir öğrenci ve öğretmen olduğum için, ders anlatırken sürekli tahtada el kol hareketleri yapar, öğrencilerin beni izlemelerini ve konunun gelişimini tam olarak bilmelerini isterim.
Göz teması kurmak yalnızca güveni göstermez; saygiyı belirtmenin de önemli bir yoludur. Sınıfta bir öğrenci düşüncesini açıklarken, diğer bütün öğrencilerin dönüp o bireye odaklanmasını sağlarım. O kişi konuşmasını bitirene kadar yorum yapmak için el kaldırmalarına izin vermem; böyle yaparlarsa, konuşmacinin görüşlerinden çok kendi söylemek istedikleriyle ilgililermiş gibi görünürler. Kendileri bir düşünceyi açıklamaya çalışırken, çevrelerin- deki herkesin ellerini sallayıp durmasının nasıl olacağını hayal etmelerini söylerim. Bu, onlara kendi görüşlerini degersiz hissettireceğinden böyle davranmayız.
Çocukların sizi saygı göstermesini istiyorsanız ,bunu bilmelerini sağlamalısınız. Size, “Efendim,” diye seslenmelerini istediğinizi söylemek, göstermerlerini beklediğiniz davranış biçimini anlamalarını sağlar.