İnsan oturduğu odanın duvarlarından biri yok oluvermiş gibi bir noksanlık, bir çıplaklık duyuyor, bir gün evveline kadar kolumuz, bacağımız gibi pek tabii surette mevcut olan bir şeyin birdenbire hiç olmasına inanmak istemiyordu.
Dünyayı kendi gördükleri biçimde görmeyen, kendilerinden farklı düşünen insanları hainlikle, sapkınlıkla suçlayan kişiler, düşünce olgunluğu bakımından çocukluk evresinde takılıp kalmış olsalar gerektir.
Gelişmesine önem verilmemiş bir çocuk milli servete ihanettir. Vatandaşın çözüm üretmek yerine şikayet etmeye harcadığı zaman da, damlayan musluk gibi ulusal bir israftır.