Sizi uzunca bir süre çok sevdim,hem de çok. İçinizden her birinizi hepinizmiş gibi sevdim ve hepinizi de birmişsiniz gibi.
Geveze olanı,' Söyleyecek çok şeyi var,' diyerek sevdim; aptalı da sevdim kendi kendime,'Kelimelere dökülemeyecek olanı bana sessizliği ile iletiyor,' diye fısıldayarak.
Benim gereğimden fazla bereketini size yüz çevirten; siz aşkı bir kâseden içmek istersiniz,akan bir nehirden değil.Onun cılız mırıltısını dinlersiniz fakat bağırdığı vakit kulaklarınızı tıkarsınız.