"Her şeyi bir yas tülünün ardından görmek dermansız kişiliklere özgüdür; ruh kendi ufuklarını kendi açar, göğü fırtınalı görmemizin nedeni karamsar ruhumuzdur."
1922'de bazîd'de doğan Seyadê Şame nişanlı iken cezaevine düşer. 1945 yıllında 15 sene cezaevinde yattıktan sonra dayanamayıp firar eder. erivan’da mülteci olarak kalır ve 1991'de kürdistan'da popüler bir radyoda şuan çok meşhur olmuş ''esmer eman'' şarkısını söyler..
Bu radyoyu dinleyen bazîd'li akrabaları onu getirmek için erivan’a gider ve onu geri getirirler. Seyadê Şame evlenmiş ve artık 3 çocuk babasıdır. 1991 yılında bazîd'deki
evine gelen Seyadê Şame’nin dikkatini sırtını duvara dayamış yaşlı bir kadın
çeker ve bu bacım kimdir neden tanıştırmadınız der. akrabaları o bacın değil o seni yaklaşık 50 yıl bekleyen nişanlın Zülfinaz’dır derler. yaklaşık 50 sene beklemiştir. Seyadê Şame öyle donar kalır gözleri dolu dolu. başını önüne eğer, utanır Zülfinaz’ın yüzüne bile bakamaz. hala şokta olan Seyadê Şame dayanamayıp tekrar erivana geri döner ve yaklaşık bir ay
sonra ailesine bir mektup gelir ve Seyadê Şame vefat etmiştir denilir. Zülfinaz ise hala sağdır şuan istanbul’da yaşamaktadır. bu şarkıda sesi bu yüzden böyle hüzünlüdür.Seyade Şame - esmer eman