Serinin severek okuduğum bir kitabı daha bitti. Bu kitaptaki yeni karakterlerin her biri çok güzeldi. Anne ve Gilbert harika bir çift olup çok güzel bir yerde çok güzel dostluklar edindiler. Hikâye hiç sıkmadı. Umarım devamındaki kitaplarda bunun kadar güzeldir.
İlk üç kitaptan sonra maalesef serinin bu kitabında çok sıkıldım. Kitap elimde süründü resmen. Sırf bitirmek için uzun aralarla birkaç sayfa okuyarak nihayet sona ulaştım. Umarım serinin kalan kitaplarında bunu yaşamam. Anne'in başka bir yerde müdürlük yaptığı üç yılını, daha önce hiç tanışmadığım ve ne yazık ki çok da sevmediğim yeni karakterlerle neler yaşadığını anlatan bir hikayeydi. Serinin tamamını okumak istediğim için okudum. Sizlerde bunun için okuyabilirsiniz. Kalan kitapları da okuyup paylaşırım. Umarım bu seri içindeki tek sıkıcı hikaye budur.
Ergenlikten çıkmış yirmili yaşlarındaki Anne'in üniversite macerasını keyifle okudum. Duyguları değil ama kafası çok karışık bir genç hanımdı. Dostları ve ailesiyle olan bağları yine çok samimi sıcacık anlatılmıştı. Bu seriyi okurken hiç sıkılmıyorum ve içim huzurla doluyor. Bu "soğuk" günlerde moral bulmak için okumalısınız.
Eğer görmeyi bilecek gözler, sevmeyi bilecek yürekler ve toplamayı bilecek ellerle bakarsak dünyada hepimize yetecek kadar çok şey var. Erkekte, kadında, sanatta, edebiyatta kısacası her yerde keyif alınıp şükredilebilecek çok fazla şey var.