Tomris Uyar'ın okuduğum ilk eseri. Gündelik yaşamdan kesitlerin kaleme alındığı 8 öyküden oluşuyor kitap. Öykülerin her birindeki olaylar durumlar birbirinden farklı olsa da ortak bir temaları var: kırmızı. Her öyküde kırmızı rengi dikkatten kaçmayacak şekilde metnin bir kenarına/köşesine serpiştirilmiş.
Yazar konuları gündelik yaşamdan, ilişkilerden, ikili diyaloglardan, içsel düşüncelerden seçtiği gibi dili de doğal ve sade. Bu yüzden her türden okuyucu kolayca okuyabilir.
Noktalama işaretleri aradaki zamanları ifade etmek için sık sık kullanılmış. Bazı öykülerde bu boşluklar anlamlı ve güzel fakat bende bazı öykülerde o boşluklar kopukluk yarattı. Ve tekrar eden kırmızı teması açıkçası beni çok etkilemedi. Yani bir rengi tema olarak seçme fikrini sevdim fakat kullanım şeklini yüzeysel buldum.
Kitaba adını veren ilk öykü "Aramızdaki Şey", Tahin-Pekmez Günleri, Akşam Alacası öykülerini çok sevdim.
Yazarı, dilini, olayları işleme biçimini sevdim. Kendine has bir dünyası var kitabın. Beni edebi açıdan da imgesel açıdan da besledi, öyküsever kişilere okumalarını tavsiye ederim.
Aramızdaki ŞeyTomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20192,299 okunma
Birkaç gün önce gözden çıkardığı, bir daha okumayacağına karar verdiği kitapları karton kutuya yerleştirmişti...
De acaba? Çünkü kişi, bu eleme telaşında bazen belki bir daha okumayacağı ama geçmişin vazgeçilmez bir parçası saydığı kitapları sonradan bulamayınca kendine içerlerdi , biliyordu.