Masallar, biz çocuklar için uvdurulmus yalanlar mıdır diye düşündüğüm çok olmuştur. Belki de yaşadığımız acıyı hafifleten tılsımlı seslerdi onlar. Rüzgârı konuşturan, yldızlardan ışıklar yapan, yılanları sığındıkları deliklerden çıkarıp konuşturan, ölü ruhlara can veren, katı yüreklere merhameti gösteren efsunlu kelimelerdi onlar.
Budala insanlar yaptıkları her bir şeyi iyilik olsun diye yaparmış. Sır bilmezlermis. nevin zararlı, neyin yararlı olduğunu bilmezlermiş. Hesap bilmedikleri için hep doğruyu söylerlermiş.
İnsanın, var olabilmesi icin önce obur bir tırtıl gibi tüketerek keşfetmesi, etrafta tüketilecek bir şey kalmadığında yani keşifleri tekrarlara dönüstüğünde kozasına çekilip kendi kendine veterliliği öğrenmesi ve kendine yeterli bir kelebek olmayı öğrendiğinde kozasından çıkıp, metamorfozunu tamamlayarak insana dönüşmesi şarttır.