Babamın yemek kitabında şöyle yazıyor : hemen Hiçbir yemek Soğansız sarımsaksız başlamaz. Soğanla sarımsak kadınla erkek gibidir. Evira ikisinin baş göz etmek gerekir. Yemeğin bütün tadını ikisinin kendi yağlarında beraberce kavrulmaları verir. Birlikte pişmeden evvel İkisi de çevrelerine eziyet verir. Çelikleri tazeliklerini kurutur. İkisi de bir olup harmanlandı mı Her nevi lezzet yaratılmaya hazırdır
Yemek yapmak, resim yapmanın kamusal hali. Her iyi aşçı, iyi bir ressamdır biraz da. Sebzeye dokunmak ne efsunlu! Kokusuyla konuşan sebzeler, renklerine saklanır. Yemeğe tadını verense yemeğin yapıldığı kişidir. Bu yüzden hiçbir yemek ev yemeği kadar güzel olmaz. Dışarıda yenilen yemeklerin aşçıları ekmek parası için pişirir yemeği. İçine para giren her şeyin tadı bozulur.