Başmuavin eline bir yetki geçirmenin sarhoşluğuyla şımarmış
bir insandı. Okulun açılmasına daha bir buçuk ay
olmasına rağmen azarını yemeyen öğrenci kalmamıştı. Kadın
muavin öyle her şeye karışmazdı ama eline düşeni de
affetmezdi. Diğer mavinler de kendilerini öğrenciden ve öğretmenlerden
soyutlamış, kendi sırça köşklerinde yaşıyorlardı.
Ha pardon, şu aradaki kısa boylu esmer muavin, yine
hepsinden daha insana yakın davranıyordu.
“Ellerinizi başınızın üzerine kaldırın, arama yapacağız,”
dedi içlerinden biri.
Sayfa 105 - DLS Yayınları