"Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması
... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey ; hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..."
Çeşit çeşit acı ve en çok da sürekli haksızlıktan, kişisel ve dünyevi günahlardan ezilmiş olan basit, alçakgönüllü Rus ruhu için en büyük ihtiyaç, teselli; kutsal bir varlık, bir ermiş bulup önünde secdeye kapanmaktır.
Kendilerini çileye, bu korkunç hayat okuluna girmeye gönüllü olarak mahkum edenler ömür boyunca sürecek bir boyun eğiş ve her şeyi Tanrı'ya bırakışla benliklerini sindirecek tam bir ruh özgürlüğüne kavuşmak umudundadırlar. Benliklerinden azat olmanın, hayatın sonuna kadar öz varlığı içinde kendini bulamayanların kötü sonuna uğramamayı sağlayacağına inanırlar.
Gerçekçinin imanı mucizeden doğmaz; iman, mucizeleri doğurur. Böyle kimse bir kere iman edince artık kendi gerçekçiliğinin zorunluluğu olarak mucize olanağını da kabul etmek zorundadır.