Bla bla bla

Bla bla bla
@Sorah
...
1 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Eski benliğim bana dokunuyor sanki beni uyandırmak istiyor gibi ona tek bir sözüm var oda seni seviyorum hayallerini gerçekleştirmek için herşeyi yapacağım. Buna emin ol.
Reklam
Karanlıkla kaplı dünyamın kapılarını açıyorum, ışık bana küsüp gitmiş gibi saklanıyor. En baştan anlatayım ışığın var olduğu zamanları... Kalbimin sesini bir yaz sabahında duymuştum. Atığını hissetmiş kabullenmiştim, o güne kadar. 6 ay boyunca dinlediğim kalbim tekrar susmuştu, o sese o kadar çok alışmıştım ki gözlerim kapatılmış ve bende kaybetiğim sesimi arıyormuş gibiydim. Bir süre sonra yapay bir şekilde atmıştı kalbim, ilkinin temposunu arıyor ama acıdan kıvranmamak için sığınıyordu. Bu sefer istemediğim bir bedel çekmiş ve 1 hafta sonra yeni bir sese uyanmıştım. Bu seferki 1 den ne fazla 2 dende ne azdı bu ses karşılaştırılamazdı. Ama bu seste durdu o sesi bugün duymayı bıraktım. Şimdi ise yeni bir kalbi yaratıyorum bu son dinlemem bu son bağımlılığım. Tek şunu biliyorum, hayal dünyamın dibinde sürünüyorum ve kurtuluşum ne ölüme yakın nede yaşama...
Düzelen bir şey yok, okadar çok yağmur yağıyor ki çiçeklerim açtığı anda soluyor. Luca'nın çiçekleri artık kendinde bile değil ruhunun kötülüğü bembeyaz çiçeklerine geçmiş ona yardım edecek kimse yok. Günler böyle geçiyor yağmurlu ve soğuk. Kimse bilmiyor sana olan sevgim beni güçsüzleştiriyor, bunu bilen var mı? Nael yavaşça yaklaştı neden sustuğumu sordu... Güneşin sarısı beni kendine çekerken, bir beyaz ışıkta beni çağırıyor Nael. Gözlerim ise içinde tutuğu kırmızı damlaları bırakıyor... Nefesimin kesilmesini isteyenlerin çiçekleri olgunlaşmış hatta renkleri bile olduğundan daha canlı, bu dünya da iyi yetiştirebileceğim tek çiçek... Toprağın altından yetiştirdiğim bir çiçek olur. Ruhumu, siyah sessizlikten uzak tutmayacağım yalan söylemedim söylemeyeceğim de güneşin ışığı gittiğinde kırmızı damlaları tükenicek tenimin beyazlığını karanlıkta saklanırken bulacaksın. O zaman Luca'nın çiçekleri orada olacak...
Yüzüm de fırtınalar kopuyor bu gece... Ağzımda büyük bir gürültü var. Gözlerimde ise gecenin karanlığından akan damlalar. Kulaklarım kendi gürültümden sağır olmuş ne yapacağını bilmeden... Toprağın üzerinde yatıyorum, kendi damlalarımın vücudumu çürütmesini izliyorum. İstediğim beyazlık tenimi aydınlatıyor, gözlerim insanların görmek istediklerini gerçekliğe vuruyor. Sona yaklaşıyorum...^
Ben mi sanatçı oldum yoksa hissetirdiğin duygular mı beni sanatçı yaptı? Yoksa herşey gibi bir hiçlikten ibaret miyiz?