Karmaşa her tarafı kaplamış insanları etrafından koşturuyor. Meraklı ruhlar birbirlerini izliyorlar, duygunun ne olduğunu unutmuşlar bilinen kalıplara uyum sağlayıp benliklerinden olmuşlar. Benzer insanların arasından ilerliyorum, bir farklılık yapıp düşüncelerimi sunuyorum cevap olarak duyduğum sesler zihnime kazınıyor. İnsan kendisini iyileştiremiyor veya istemiyor. Hüzünlü sonunu işlemiş defterine zamanın geçmesini bekliyor, kendisinin hazırlamış olduğu sonu istiyor. Sözler dilime dolanıyor bu gece hem ağır hemde yüreğim izin vermiyor gerçekleri görmeme. Hislerimi tekrar kaybediyorum üzüntü yok pişmanlık yok. Gözlerimden çıkan yaşlarla çürüyorum. Kendi yaptıklarını görmeyen insanlara lanetler okuyorum. Belki de yaşadıklarını hakketmişlerdir... Geriye kalan tek şey acı çekmeleridir ya da çözümün bu olduğunu düşünüyorlardır. Gecenin karanlığını bile hak etmeyen ruh cezasını bulur muydu? Ya da kendi karanlığında yok olup giderse affedilir miydi?