Selçuklu İmparatorluğu, dünyanın en güçlü devleti olduğu dönemde, bir kadın iktidarı eline alma cüretini gösterebilmişti. Perde arkasında oturmuş, Asya'nın bir ucundan diğerine orduları sevk ediyor, beyleri, vezirleri, kadıları, valileri atıyor, halifeye yazılacak mektupları yazdırıyor ve Alamut'un reisine elçiler gönderiyordu. Birliklere emirler yağdırdığını görüp de söylenen komutanlara: "Bizde savaşan erkeklerdir, ama kime karşı savaşacaklarını kadınlar söyler" diyordu.
Tüm sömürülen sınıflarda durum aynıdır. Sefalet ve acılar bu insanları birbirine düşürür, ama hepsi bu sefaletin ve bu acıların suçunun düzene ve düzenin sahiplerine yüklenmesi gerektiğini bilirler.
Kim Senin Yasanı çiğnemedi ki, söyle?
Günahsız bir ömrün tadı ne ki, söyle?
Yaptığım kötülüğü, kötülükle ödetirsen Sen,
Sen ile ben arasında ne fark kalır ki, söyle?