Ölmeyi istemek, ölmekten daha korkunç Loriana .Çünkü bu insanı tehlikelileştiriyor. Bu insana kusursuz bir cesaret veriyor. Bir pavyonun ortasında bir mafya babasının adamlarına diklenip,"sıkacaksanız sıkın ya da siktirin gidin ulan!" diye bağırabiliyor böyleleri.Herkesin bacaklarını titreten adamların masalarında analarına küfür eder gibi bacak bacak üstüne atabiliyor.Bu bir delilik yada aptallık değil;bu bir arzu,bir istek..
Tahmin edemeyeceğin kadar çok koştum,
Ayaklarım patlıyor.
Defalarca kez düştüm aynı dizimin üstüne.
Kâbuslar ve cinayetler gördüm.
Aynı yatakta uyudum içimdeki çocuğun katiliyle.
Ama sen bunları boş ver!
Bir yangından kaçıp kurtulmuş gibi,
Sarıl bana.
Tahmin edemeyeceğin kadar çok ağladım.
Gözlerim akacak sandım yanaklarıma.
İhanetlere uğradım geçerken bu dünyadan.
Kahırlar çektim,
Ellerim bu yüzden çürük.
Ama sen bunları unut!
Uçurumdan yuvarlanmış bir otobüs kazasını yarasız atlatmış gibi,
Sarıl bana.
Tahmin edemeyeceğin kadar çok kırıldım,
Kemiklerim batıyor.
Kabul olmamış duasıyım annemin,
Biraz sakatım.
Ve Tanrı'nın pek şans vermediği kulu,
Biraz çaresiz.
Ama sen bunları bırak!
Yere çakılmış bir uçağın içinden sağ çıkmış gibi,
Sarıl bana.
Nursen Yıldırım
“Bir meyhanenin kapısında oturduğumda,
Ben ki Tanrıça İştar’ım,
Fahişeyim, anayım, eşim, tanrıçayım,
Hayat denilenim,
Siz bana ölüm deseniz bile,
Aradığınız, benim
Ve bulduğunuz.
Dört bir yana saçtınız beni,
Şimdi parçalarımı topluyorsunuz.”
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok