Hangi yalnızlıktır iten seni bu sığ sulara
Hangi şekilsiz gerçek bağlayan ellerini
Kattığın bir acı gülüştür düştüğün korkulara
Kim baksa gözlerine görür beklediğini
Saçında bir tel vardır, o çağırır hüznü
Ellerindir yorulmuş, anlaşılmamış, nemli, soğuk
Bir rengi vardır dudaklarının saklayan gülüşünü
Ne zaman baksam gözlerine ağlar bir çocuk
...
Hiçbir şeyin lüzumsuz olmadığı bu dünyada güneş kaplanin, filin, kuzunun, filin, sineğin, dilencinin ve kralın üzerine eşit derecede parıldar. Hastalık iyiyi, kötüyü güçlüyü, zayıfı, akıllıyı, aptalı aynı şekilde vurur.