Anasoy, anaerki demek değildi. Kadının güçlenmesinin dışavurmu olarak algılanan tanrıça, onun sömürülmesinin aracı da olabilirdi. Aile düzeyinde yüceltilen kadın, toplumun düzeyinde eziliyor olabilirdi. Kadının üzerindeki baskının toplum düzeyinde artmasına hoşnut olarak, onun aile düzeyindeki önemi ve saygılı da artmış olabilirdi. Baskıcı toplumlarda erkekler savaş ya da hayatını kazanma amacıyla ailesinden uzak kalıyor ve ölebiliyordu. Bu da çocuklarının, onları büyüten ve onlarla ilgilenen anneyi aile reisi olarak algılamalarına neden oluyordu. Toplumun yapısını yansıtan ve pekiştiren tanrı ve tanrıçanın hiyerarşisi, makro değil de mikro, yani aile düzeyinde toplum yapısını yansıtıyor olabilirdi. Tanrıçalarım bu hiyerarşideki yüksek konumu onların toplumsal karar alma mekanizmalarından değil, aile içine sahip oldukları yüksek konunun göstergesiydi.