Çünkü ne zaman aşk hakkında, ölüm hakkında olağan şeyleri olağan yerlerde hissedecek olsam, o can sıkıcı yaratık, sanki esas önemli nokta azıcık daha ötedeymiş gibi beni çekiştiriveriyordu.
... milyonlarcası yazgılarına karşı sessiz bir direniş içinde. İnsanların toprakla örttükleri yaşam yığınlarının içinde ne kadar ayaklanmanın mayalandığını kimse bilemez.
Doğru; para ve iktidara sahiptiler ama bunun bedeli göğüslerinde sonsuza dek karaciğerlerini yırtan ve akciğerlerini yolan bir kartal, bir akbaba beslemeleriydi; sahip olma içgüdüsü, elde etme hırsı, sürekli başkalarının tarlalarını ve mallarını arzulamalarına, sınırlar ve bayraklar, savaş gemileri ve zehirli gazlar yapmalarına, kendilerinin ve çocuklarının canlarını ortaya koymalarına yol açıyordu.