Ay Parçası

Ay Parçası
@Starsmoonsunshine
“Kalbimi Yaratan orada olmaya en layık Olandır” "İçimde mücadelemi büyütüyorum.." #Nehirden Denize Özgür فلسطین #FreeEastTurkistan
"Hayırlı eş; kalbi oyalayan değil, istikameti koruyandır. Yanında insan kendini kaybetmez, toparlar. Sevgiyle değil sadece, ahlâkla yürüyebilmektir mesele. Rabbim kalplerimizi hayra alıştıran, imanı omuz omuza taşıyan eşler nasip etsin. Âmin.." > Seyâhi kelâm
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dua eder dua bekleriz.. Dualarda buluşmak üzere..
"Öldükten sonra ne kadar hızlı unutulduğunu bir bilsen… Daha toprağın soğumadan hayat devam ediyor, isimler yavaş yavaş dilden düşüyor, sesin hatıralara karışıyor. Bir zamanlar seni arayanlar, merak edenler, yokluğunu fark etmeyenlere dönüşüyor. İnsan o zaman anlıyor; dünyada kalıcı olan ne alkış, ne kalabalık, ne de hatırlanmak. O yüzden Allah’ın rızasını kazanmaktan başka kimsenin rızasını kazanmaya değmiyor. İnsanların duası da sevgisi de vefası da sınırlı. Bugün varsın, yarın yoksun; dün konuşulan hikâyen, yarın unutuluyor. Hiçbiri para etmiyor, hiçbiri kalbe ebedî bir güven vermiyor. Geriye sadece yaptıkların, niyetlerin ve Rabbine verdiğin söz kalıyor. İnsan öldüğünde değil, unutulduğunda dünyadan gerçekten ayrılıyor. Asıl mesele, Allah katında unutulmamak." > seyâhi kelâm, (alıntı)
"Biri içimde fırtına koparıyor, diğeri o fırtınada herkesi korumaya çalışıyor. Öfkem sınır koyduruyor ama sertleştiriyor, merhametim yumuşatıyor ama incitiyor. En zor olan da bu iki hâlin aynı kalpte çarpışması. Bir yanım susmak istiyor, bir yanım affetmekten yoruluyor. İnsan bazen kendine bile yetişemiyor. Ama belki de dengeyi öğrenmek, ne öfkeye teslim olmak ne de merhameti kendine zarar verecek kadar taşımak gerekiyor." > seyâhi kelâm, (alıntı)
Duygu ve Düşünce
"Çok şeyimiz arttı ama kalbimize düşen sessizlik azaldı… Eskiden eşyalar azdı, ama sofralar kalabalıktı. Evler küçük, muhabbetler büyüktü. Bir lamba ışığı yetiyordu; çünkü yüzler birbirine dönüktü, gözler ekrana değil kalbe bakıyordu. Unutma: Huzur, evin büyüklüğünde değil; içindeki ses tonundadır. Zenginlik, alınanlarda değil; paylaşılanlardadır. Bazen geri gitmek gerekmez… Sadece kalbimizi, ailemizi ve sohbeti yeniden merkeze almak yeter. Çünkü insanı dinlendiren eşya değil, anlaşıldığı yerdir." ~Alıntı
Duygu ve Düşünce