Onlara göre, Dünya, karnımızdaki kurtlar misali, içinde yaşadığımız devasa bir hayvandır. Güneş'e, Ay ve yıldızlara de Tanrı'ya bağımlı olmamız gerekmektedir, çünkü bizler, büyümenin dışında herhangi bir yasası (maksadı) bulunmayan dünyanın üzerinde tesadüfen doğduk ve tesadüfen yaşamaktayız; oysa Tanrı için güneş, yıldızlar, dünya sadece birer araçtır ve Tanrı, bizleri bütün o bilgeliği ve kadiri mutlaklığıyla çok daha büyük bir maksatla yaratmıştır. Böyle olduğu için sadece onun sayesinde varız ve müteşekkiriz isanlana babaya olduğu gibi borçlu ve müteşekkiriz ve her şeyin sadece ondan geldiğini kabul ederiz.
Sevgi'nin (mor) görevi ve kaygısı en başta üreme işidir; anlayacağın kadınların ve erkeklerin, birlikteliklerinden en iyi soyun üreyeceği biçimde aile kurmalarına gayret edilir. Güneş devletinin sakinleri, bizlerin köpeklerin ve atların cinsini ıslah etmek için didinip dururken kendi insan türümüzü tamamen ihmal etmemizle düpedüz alay etmektedirler.