"Hani demiştin ya, bir gün bir yabancı senin evin olabilir, diye... Ben de, sonra o ev senin dünyan olur, demiştim. O cümleyi eklediğimde bir yalancıya güvenmeyeceğini bile bile hayalini kurmuştum biliyor musun?" Aklımı karıştıran sözleri beni ağlatmak istiyordu sanki. "Senin dünyan olmayı ne çok isterdim."
İnsanlar hep seni suçlar.
Zorbalığa uğrarsın, zorbaya kimse laf etmez. Zorbalığa karşı cevap vermediğin için seni suçlarlar.
Bir insanı çok seversin, âşık olduğun insan hatalar yapmasına rağmen onu sevmeye devam ettiğin için seni aciz bulurlar.
Yalnız kalmak istersin, bunu tercih ettiğin için kibirli bir insan olduğunu düşünüp seni ötekileştirirler.
Çünkü insanlar hep isterler.
Suçlamak isterler.
Acımak isterler.
Ötekileştirmek isterler.
Yargılamak isterler.
Sadece zarar vermek isterler.
Bense sadece yaşamak... Mutlu yaşamak ve sakince yaşadığım hayatım sona ermeden bazı hayallerimi yerine getirmek istiyordum.
Uçsuz bucaksız bu dünyanın içinde sıradan bir hayattan başka bir şey istemezken neden zorbalık gören, sevdiği için aciz bulunan, ötekileştirilen kişi bendim?