Toplum öylesine düzenlenmelidir ki insanın sosyal ve seven doğal yapısı, onun toplumsal varlığından ayrılmasın, onunla bütünleşebilsin. Eğer bu doğruysa göstermeye çalıştığım gibi insanın varoluş sorununun en sağlıklı ve doyumcul yanıtı sevgidir, dolayısıyla sevginin gelişimine yer vermeyen bir toplum gelecekte insan doğasının bu temel gereksinimini gözden kaçırdığı için yok olacaktır.
Taoist düşüncede, Hint ve Sokrat düşüncesinde olduğu gibi, düşüncenin varacağı en yüksek nokta hiçbir şey bilmediğimizi bilmektir. Bilmek ve hala bilmediğimizi düşünmek en yüce hünerdir. Bilmediğimiz halde bildiğimizi sanmak hastalıktır.
Tutku, işe karşı duyulan coşkuyu ve o işin içinde bulunduğu, ama o işe uygun olmayan koşulların varlığını kanıtlayan bir olgudur. Eğer yapılan iş azsa, zamanın da az olduğunu unutmamak gerekir.
Aşk hem gelişmek için ihtiyacımız olan hem de asla başaramayacağımız bir şeydir. Tek umudumuz zamanla daha başarılı başarısızlar olmamızdır ama bu da neticede yeterince iyi olmayabilir elbette.