Her adımı eski acılarına bir yankı misali yaklaştırdı onu.
Mazur çamurlu gözlerle merdiven boşluğundan aşağıdaki insanlara baktı
Yara bere dolu elleri hıçkırık sesini bastırmak için kurumuş dudaklarına kapandı
Karanlık kendi pis köşesine çekildi
Sessiz sessiz hıçkıra hıçkıra ağladı
Şefkati kelimelere bular
Derde boğarım
Ben tek göz odaya sığmaz
Bir şiire taşarım
Kara Gözleriniz zemheriyi andırır
Rengine Mürekkep bularım
Gel iki çift şiir edelim seninle
Kırk yılı bilmem
Birkaç gün hatrımızla kalalım