"Sevgili seçmek, terapist seçmeye benzer." " Kendimize sormamız lazım: Bana karşı dürüst davranacak biri mi, eleştiri dinleyebilecek, hata yaptığını kabul edebilecek ve imkansız olan için söz vermeyecek biri mi?"
Bebeklik çağı cennet değildir; dehşet zamanıdır. Bebekliğimizde tuhaf, yabancı bir dünyadayızdır; doğru dürüst göremeyiz ve bedenlerimize sürekli şaşarız; açlık ve gaz ve bağırsak hareketleri yüzünden sürekli tetikteyizdir ve duygularımızla başa çıkamayız. Sözlük anlamıyla saldırı altındayızdır. Bizi sakinleştirmesi ve yaşadıklarımıza anlam kazandırabilmesi için annemize ihtiyacımız vardır. O bunu yaparken yavaş yavaş kendi fiziksel ve duygusal durumlarımızı yönetmeyi öğreniriz. Ama kendimizi kapsama kapasitemiz doğrudan annemizin bizi kapsama yetisine bağlıdır. Kendi annesi tarafından hiç kapsanmamışsa bilmediği bir şeyi bize nasıl öğretecektir? Kendini kapsamayı hiçbir zaman öğrenememiş biri, hayatının geri kalanında Bion' un " adsız korkular" dediği kaygı yüklü duygularla başa çıkmak zorunda kalır. Böyle bir insan kapsamayı daima dış kaynaklarda arar.
Hayır. Evliliğim bitmişti. Ama kabul etmek için bu kadına aşık olmam gerekiyormuş. Gerçeği görebilmek için. Bazen dürüst olabilmek uzun zaman ve cesaret istiyor, biliyor musun?
Cinayet işletecek öfke şimdide doğmaz. Hatırladığımızdan önceki zamanlardan, ilk yıllarımızdan gelir; o yaşlarda yaşanan taciz ve kötü muameleler yıllar içerisinde birikir ve sonunda patlar. Genellikle de en yanlış hedefe patlar.