Ellerimizde cımbızlar, uçları sivri, tek tek çıkarırız kusurlarımızı, eksiklerimizi; yaralarımıza büyüteçle bakmakta yok üstümüze . Kendi kendimizin en amansız ve en acımasız eleştirmeniyiz nedense. Deşer ve açarız ince ince neşterle. İhtiyacımız yok başkasının tenkidine; çünkü zaten içten içe çok daha beterini söylemekteyiz nefsimize. Aynaya bakar, evvela " çirkin yanları" görürüz. Kilo mu almışız, kıyafet mi yakışmamış, makyaj mı olmamış... Anında bunları fark ederiz.
Yaralı ve önyargılı bir nazardır kadın bakış açısı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Öyle seveceksin ki kelimeleri sana yetenekler." demişti Cemil Meriç. Ruhu şad olsun, çınlasın kulakları sonsuzlukta. Ve aynı zamanda öyle seveceksin ki kelimeleri, katiyen yetmeyecekler. Hep bir adım ötesini merak edeceksin, eteklerin uçuşacak uçurumun kenarında, Rüzgar okşayacak saçlarını, ürperecek, ürkeceksin.
Mürekkep denizlerinde beyaz bir sayfa gibi yelken açtım. Cezalı bir öğrenci gibi yüz kere, bin kere, on bin kere alt alta ismini yazdım. Senin bile bilmediğin kelime oyunları yakaladım isminde. Harflerden fal baktım, hikayeler yazdım kaderine. Rotasız, haritasız, bata çıka ilerledim. Kırk gün kara yüzü görmeden, kitaplardan burnumu çıkarmadan, insanlarla muhabbet etmeden yolunda gittiğim oldu. Gün oldu su aldı gemim, yaralandı. Ufuk çizgisinde güneş misali ışıldadı mütebessim yüzün. Her gündoğumunda yeniden sevdim seni, her günbatımında bir kez daha kaybettim.