Hiç böyle bir şeye tanık oldunuz mu, vücudun nasıl acılarla kıvrandığını gördünüz mü hiç, moralin tırnağın boşluğa saplanışını, gırtlaktan çıkan hırıltıları, her uzvun mücadelesini, önüme karşı direnen parmakları, gözlerin dehşetle açılmasını, bu tarifsiz acılara tanık oldunuz mu hiç? Siz avare, dünya gezgini, bir görevden bahsedercesine yardımdan söz eden siz, böyle bir şey yaşadınız mı hiç.
Gevezelik edenlerin kaçak gölgelerinde sanki bir kitabın satırları eriyip kayboluyordu. Bu gölgesiz gezginlerin sokağında tek başına kalabilmek imkansızdı.