Şule Didem

Şule Didem
@SuleDidem
Kanım, terim, gözyaşım!
Tutku, aşk, servet arzusu ve ihanetler olduğu sürece cinayetler de olacak. İnsan duygusal bir canlı. Doğal olarak da her katil aslında duygusal bir canidir. Yani her insan duygusal bir canidir bir yandan da. Zaten bu yüzden cinayet işliyor. Eğer duyguları olmasaydı hiçbir insan katil olmazdı. Ya da hayvanlar gibi sadece yemek için öldürürdü.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bizim meslekte birini dinlemek, onun çarkına sıçmakla aynı anlama gelir. Psikolojik baskı uygularız. Sürekli takip ederiz. Zanlı takip altında olduğunu bilir. Sinirlerini iyice gereriz, tıpkı salatayı tuz ve limonla ovmak gibi iyice yumuşatırız önce. Ruh halini öyle bir kızartırız ki, ambulans sirenini duyunca bile polis zannedip kaçacak hale getiririz. Tam bu an nazik olanımız ortaya çıkar. Tesadüfiymiş gibi sürekli karşısına çıkar. Onun güvenini kazanmaya çalışır. Destek oluyormuş gibi yapar. Kafasını iyice karıştırır. Kurbanla ilişkilerinin ayrıntılarını anlatmasını sağlar.
Olay yerinde bir kovan bulunmadığına göre katil boş kovanla birlikte cinayet aletini de yanında götürdü.
"Bu çok tuhaf! Hatta saçma. Birisi neden onu önce yirmi kez bıçaklayıp sonra vursun ki?" José'nin ilk tepkisi buydu. "Belki de önce vurmuştur," dedi O'Connell. "Ne değişecek ki? O zaman neden önce vurup sonra bıçakladılar ki? Ve silah sesini neden kimse duymadı?"
... Karen ağlamaya başlamıştı. Rick ise ona bağırıp hakaretler ederek eve dönmüştü. Sonra yanından hiç ayırmadığı o çok sevdiği tabancasını pantolonun arkasına sıkıştırıp arabasına atlamış ve evden ayrılmıştı. Karen, en son Rick'i o zaman görmüştü... Akşam olduğunda da Sam'in cesediyle karşılaşmıştı.