"Güç neden onlarda? Çünkü siz onlara bunu kendiniz veriyorsunuz. Yalnızca siz korkak olduğunuz sürece güç onlarda. İnsanlığın şimdi canavar olarak adlandırdıklarının bütünü, tüm ülkelerde güçlü bir iradeye sahip on kişiden oluşuyor ve yine on kadar kişi onları yok edebilir. Onlara karşı çıkan bir kişi, canlı tek bir kişi bile gücü ortadan kaldırır fakat sindiğiniz ve 'belki arada kaynarım' dediğiniz sürece, eğilip büküldüğünüz ve onları kalplerinden vurmak yerine, parmakların ara sından kayıp gitmek istediğiniz sürece kölesinizdir ve daha iyisini hak etmiyorsunuzdur. Eğer erkeksen sakanamazsın, 'hayır' demek zorundasın, şimdi tek görev bu, kendini vahşice öldürtmek değil."
Onlardan korktuğumu mu düşünüyorsun? Onlar bir hiç; benim kafamda gerçek olmadıkları müddetçe bir kelimeden ibaretler, değersizler ama kendimden korkuyordum…
"Hayır, hayır, hayır." dedi tepinerek. "İstemiyorum, istemiyorum, hiçbir yanım istemiyor fakat kendi isteğime karşı gelerek gideceğim. Zaten güçlerinin korkunçluğu da bu, insan kendi iradesini ve inancını hiçe sayarak onlara hizmet ediyor. Eğer hâlâ bir iradesi varsa -ki bu pek mümkün değil, elinde böyle bir kâğıt tuttuğu an hepsi gidiyor. Insan itaat ediyor. Küçük bir okul çocuğu gibi oluyor: Öğretmen çağırdığı zaman, ayağa kalkarak titriyor."