“Çok güzelsin. Sen hep güzelsin. Ben yine sana bakıyorum, sen başka bir yere.”
“Beni Onlara Verme” kısa kısa hikayelerden oluşuyor. Hikayeler birbirinden bağımsız gibi görünüyor ama aslında iç içe geçmiş hayatlardan kesitler sunuyor. “Düşerken” , “Kaybolan” romanlarındaki olay örgülerine benzettiğim hikayeler de oldu. Alıntılayacak bir sürü cümle vardı ve hepsi de çok anlamlıydı. Genel anlamda okurken keyif aldım.
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi romanını bir Yeşilçam filmi izler gibi okudum. Fikret’in umutsuz vaka olan aşkı ve bu uğurda çektiği cefa dramatik bir şekilde romanda ifade edilmiş. Orhan Kemal’in “El Kızı” ayarında bir romandı. Aşırı ve gereksiz fedakarlık içeriyordu. Sevmedim.
Aşıklara yer yok kitabında umutsuz bir aşka sonsuz bir tutku ve takıntıyla bağlı bir adamın hayatını ve hayatının evrilişini okuyoruz. İnsan denen varlığın hem zayıf hem de güçlü yanlarını kitabın başından sonuna görüyoruz. Yazar; aşk denen insanı yerin dibine sokan, yerle bir eden, insanoğluna varlığını sorgulatan ve belki de sonunu getiren duyguyu kitabında çok güzel işlemiş.